Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları kapsamında, çağdaş edebiyatın önemli yazarlarından Hakan Bıçakçı okurlarıyla buluştu. Yazara ait son öykü kitabı “Geçici Manzara” merkezinde gerçekleşen etkinlikte Bıçakçı, edebiyat anlayışını, dil arayışını ve şehir yaşamıyla kurduğu bağı detaylandırdı.
Bıçakçı’dan Edebiyat ve Yazarlık Üzerine Değerlendirmeler
Koza Kütüphane’de düzenlenen söyleşide Hakan Bıçakçı, edebiyata yaklaşımını ve yazar olarak motivasyonlarını aktardı. “Edebiyatın gücü, karşı tarafa hissettirdiğinizde ortaya çıkar” diyen Bıçakçı, öfkenin yazıdaki etkisine değinerek, kişisel duygularını okura doğrudan aktarmaktan kaçındığını vurguladı. “Bir sanatçı olarak öfkeyi kontrol etmek, dilde ortak bir buluşma noktası yaratıyor. Okuru didaktik bir yaklaşımla değil, metinle baş başa bırakmak isterim” ifadelerini kullandı.
Görselleşen Dil ve Edebiyatın Geleceği
Aforizma Çağında Sade Dilin Önemi
Bıçakçı, günümüzü “aforizma çağı” olarak tanımlayarak, süslü anlatımdan uzak durduğunu belirtti. Sade ve şeffaf bir dilin yazarlıkta en zorlayıcı unsurlardan biri olduğunu söyledi. “Dijital çağda dil de görselleşiyor; anlatının gücü betimlemelerden görüntülere kayıyor. Artık hikayeler kitaplardan ziyade dizi ve filmler aracılığıyla aktarılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Şehirle Kurulan Bağ ve İlham Kaynakları
Şehirle ilişkisini “aşk-nefret” olarak tanımlayan yazar, geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin detaylarını – bozuk kaldırımlar, titrek ışıklar, damlayan sular gibi – eserlerinde öne çıkardığını ifade etti. Şehrin, karakterleri içine çeken bir unsur olarak kurgularında yer aldığını belirtti.
Etkinlikte Okurlardan Yoğun İlgi
Söyleşi sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Hakan Bıçakçı, son kitabı “Geçici Manzara”yı imzaladı. Nilüfer Belediyesi tarafından yazara günün anısına bir hediye takdim edildi.
